İranlı ve Çinli oto da geliyor yeni marka sayısı 6’yı buluyor
40’ın üzerinde markanın 212 modelinin satıldığı Türkiye’ye, aralarında İranlı ve Çinli otomobillerinde yer aldığı 6 yeni marka daha geliyor.
İranlı Samand ve Hintli Mahindra Türkiye temsilcisini seçerken, Çinli Chery Mermerler Grubu, Koreli SsangYoung ise Bayraktar Grubu ile flört ediyor. İtalyan Lamborghini ve İngiliz Aston Martin gibi lüks spor markalar ise Türkiye’de temsilcilik görüşmelerine devam ediyor.
OTOMOTİV sektöründe yaşanan yoğun rekabetle birlikte bugün 40’ın üzerinde markanın 212 modeli Türkiye yollarındaki yerini almış durumda. Son 3 yıldır pazarın büyümesine bağlı olarak Türkiye’ye ithal edilen marka ve model sayısında artış revam ediyor. Geçtiğimiz günlerde İranlı Samand ve Hintli Mahindra markalarının pazara girmesinin ardından, Çinli Chery ve Koreli SsangYoung’da Türkiye’ye girmek için fırsat kolluyor. Lüks spor markaları İtalyan Lamborghini ve İngiliz Aston Martin’de Türkiye pazarında yer almak için çeşitli şirketlerle görüşme halinde.
SAMAND MYS İLE GİRDİ:
Türkiye’ye son dönemde giren ilk marka İranlı Samand oldu. Yaklaşık 2 yıldır Türkiye’de distribütör arayan İran’ın milli otomotiv üreticisi Khodro, MYS Otomotiv ile anlaşarak, mart ayından itibaren İranlı şirketin Samand modelini Türkiye’de satmaya başladı. İran’da 1962 yılından beri Peugeot lisansıyla otomobil, Mercedes, Hyundai, MAN lisansıyla ticari araç üreten Khodro son yıllarda kendi modeli Samand’ı geliştirmişti. MYS Otomotiv İran’a 2006 yılında ithal edilmek üzere 3 bin adetlik Samand siparişi verdi.
İKİNCİ HİNTLİ MAHİNDRA:
Türkiye’de bir dönem Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu ve Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) başkanlığı yapan İlhan Çetinkaya ise bir süre ayrı kaldığı otomotiv sektörüne Hintli Mahindra markasıyla geri döndü. Tata’dan sonra Türkiye pazarına giren ikinci Hint markası olan Mahindra SUV ve hafif ticari aracın yanı sıra traktör üretimi de gerçekleştiriyor. Hindistan’da SUV pazarında 50’lik payla lider konumda bulunan Mahindra, uluslararası şirketlerle de Hindistan pazarı için üretim yapıyor. Özellikle Peugeot, Nissan ve Ford ile model ve motor üretimi konusunda işbirliği yapan şirket son olarak Renault ile ortaklık kurdu.
ÇİNLİ CHERY 2007’DE:
Bu iki markanın ardından son dönemde özellikle otomotiv sektöründe hızla büyüyen Çin, Chery markasıyla Türkiye’ye girmeye hazırlanıyor. Mazda’nın Türkiye temsilcisi olan Mermerler Grubu ile görüştüğü iddia edilen Chery’nin 2007 yılından itibaren Türkiye’de satılacağı kaydediliyor. Chery ile birlikte Türkiye’ye ilk kez Çinli bir marka girmiş olacak.
ASTON MARTIN SIRADA:
Diğer taraftan İngiliz Aston Martin’in Türkiye distribütörlüğü için birçok grup yakından ilgileniyor. Rolls Royce, Land Rover, Mini ve BMW’nin Türkiye distribütörü olan Borusan’ın, Aston Martin’in distribütörlüğü için adı geçiyor. Ancak, Aston Martin’inden yapılan açıklamada bugün itibariyle bir anlaşma olmadığı ancak Türkiye pazarıyla yakından ilgilendikleri belirtiliyor.
DOĞUŞ LAMBORGHINI’YI İSTİYOR:
Bir diğer lüks spor otomobil markası İtalyan Lamborghini’nin ise Türkiye distribütörlüğü için Volkswagen, Audi, Porsche, Skoda ve Seat markalarını bünyesinde bulunduran Doğuş Otomotiv’in adı geçiyor. Doğuş Otomotiv CEO’su Aclan Acar, bir süre önce Lamborghini’yi Türkiye’ye getirmek için çalıştıklarını anlatmıştı.
SSANGYONG BAYRAKTAR FLÖRTÜ:
Güney Koreli SsangYong markasının ise Bayraktar Holding ile flört ettiği iddia ediliyor. Citroen ve Subaru markalarının distribütörü olan Bayraktar Holding’in markayla distribütörlük için son aşamaya geldiği konuşulanlar arasında.
Avrupa standartlarını yakalayamadığı için ithalatına izin verilmeyen Çin otomobillerinin önümüzdeki yıl Türkiye'de satışa sunulması için hazırlıklar sürüyor. Bazı Türk firmaları Çinlilerle anlaşma imzalarken, 50 kadar şirketin de imza aşamasında olduğu belirtiliyor. Ancak Çin otomobili satışa çıkmadan önce, ucuz yedek parçaları Türkiye'de araçlara takılmaya başlandı. Bunların sayısı piyasada her geçen gün artıyor. Otomobilde hayatî önem taşıyan parçaların yurtiçindeki üretiminde TSE standartları mecburiyeti aranırken Çin'den gelenlerin yeterince denetime tabi tutulmaması endişelere yol açıyor. Sanayiciler bu ürünlerin Türkiye'ye girişine onay veren Dış Ticaret Müsteşarlığı'nı suçlarken Türk Standartları Enstitüsü'nün de yetersiz kalmasından şikayetçi. Önemli otomotiv üretim merkezlerinden Bursa'da faaliyet gösteren Öznur Otomotiv'in sahibi Kemalettin Bayram, yapılan testlerde Çin malı rot, rotil ve rot başının inşaat demiri kalitesinde çıktığına dikkat çekiyor. Bayram, "Bu yedek parçayı kullanan otomobilde direksiyon, seyahat esnasında sürücünün elinde kalabilir." uyarısında bulunuyor. Uludağ Taşıt Araçları Yan Sanayii İhracatçıları Birliği Başkanı Erkut Özerman da yerli ve Çin malı arasındaki kalite farkını jantları örnek vererek açıklıyor: "Türkiye'de üretilen jantlar AB standartlarında, 800 saatlik dayanıklılık testine tabi tutuluyor. Çin'den gelen jantlar ise 100-150 saatte dağılıyor. Diğer parçalarda da durum farksız. Bir an önce tedbir alınmalı."
Çin'den gelen yedek parçaların yeterince denetlenmemesinden yakınan Erkut Özerman, hiçbir AB ülkesine Çin'den standart dışı parçanın giremediğini vurguluyor. "Oto yedek parçalarının TSE ve AB standartlarına uygun olup olmadığı ülkemize girmeden tespit edilmeli." diyen Özerman, içeride üretilen otomobillerin parçalarının yüzde 70'inin ithal olduğuna dikkati çekiyor; bilinçli tüketicilerin araçlarını oto servislerine götürmesi sebebiyle sorun yaşamayacağına işaret ediyor.
Sektöre radyatör, kalorifer, hava filtresi, benzin ve yağ hortumları üreten Özünverler'in genel müdürü Ayhan Korgavuş, kalitesiz parçanın otomotiv sanayiinde insan hayatının riske edilmesi anlamı taşıdığına işaret ediyor. Bursa'da direksiyon aksamı içerisinde yer alan rot, rotil ve rotbaşı üretimi yapan Öznur Otomotiv Sanayii Limited Şirketi sahibi Kemalettin Bayram da, Çin'den getirilen parçaların sektöre büyük darbe vurduğu inancında. Türkiye'de TSE standartlarına göre üretim yapmanın kanuni zorunluluk olduğunu vurgulayan Bayram, ithalatta ise aynı hassasiyetin gösterilmemesinden yakınıyor. Çin'den gelen rot, rotil ve rotbaşından sadece rotbaşı için denetim zorunluluğu olduğunu ifade eden Bayram, şöyle konuşuyor: "Bunu bilen ithalatçı, rotbaşını, rot ve rotil göstererek geçiriyor. Biz piyasada satılan Çin'den gelen söz konusu bu parçaları TSE mühendisleri eşliğinde test ettik. Sertlik değerlerini tespit ettik, inşaat demiri çıktı. Bu şu demek: Çin malı yedek parça kullanan otomobilde direksiyon seyahat esnasında her an sürücünün elinde kalabilir. Bunun başka bir izahı yok. Resmen insanların hayatı ile oynanıyor." Bayram'ın dikkat çektiği bir diğer konu da haksız rekabet. Bayram, kendisinin 3 dolara mal ettiği bir parçanın Çin'den 1 dolara tedarik edilebildiğini işaret ederken, bir diğer üretici Hüseyin İleri de, ularlararası rekabette ucuz ve kalitesiz ürünler dolayısıyla karşılaştıkları zorluklara işaret ediyor. Ürettiği vites kauçuğu, motor takozu, fren lastiği ve amortisör lastiği ile yurtiçi ve dışında önemli bir pazara sahip olan Çimsan Otomotiv Yedek Parça Yan Sanayii'nin sahibi İleri, TSE standartlarında ürettikleri malları İngiltere'den İsrail'e kadar pek çok ülkeye sattıklarını ifade ediyor. Cezayir pazarını fiyat sebebiyle Çin'e kaptırdıklarını vurgulayan İleri, "İran'a mal satıyoruz ama bize Çin'in fiyatını gösteriyorlar. Bizim ürünlerimizin Çin karşılığını, yarı fiyatına piyasadan almak mümkün. Kalite farkı o kadar bariz ki, motor takozunu değiştirdikten sonra yenilemek zorunda kalıyorsunuz. Motor takozu deyip geçmemek lazım. Hem motorun titreşimini emer hem de moturu yerinde tutar. Motoru yerinde tutamazsanız kaportayı delip dışarı çıkar." diyor. Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İbrahim Okur, Türkiye'de ithalat ve ihracatın Dünya Ticaret Mevzuatı ve Gümrük Birliği ülkeleri için belirlenen mevzuata göre yapıldığını ifade ediyor. Normal şartlarda Çin'den standart dışı bir malın Türkiye'ye giriş yapması halinde uluslararası ticaret mevzuatı gereği bunun iade edilmesi gerektiğini belirten Okur, Çin'in de Dünya Ticaret Örgütü'ne girdiğini vurguluyor. Standart dışı malları dünyaya satmaya kalktığında Çin'e bu örgüt tarafından yaptırım uygulanacağını kaydeden Okur, "Çin şu anda kalitesiz malları çok ucuza satsa da bir süre sonra satamayacaktır. Ayrıca kalitesiz malı kimse almadığı için ister istemez, standartlara uygun mal üretmeye başlayacaktır. İthal edilen bir ürünün iç piyasada satılması için TSE şartı gerekiyorsa bu konu enstitü tarafından takip edilmelidir." ifadelerini kullanıyor.
TSE Genel Başkanı Kenan Malatyalı ise, kurum olarak kendilerine verilen talimatları yerine getirdiklerini ifade ediyor. Malatyalı, "Bize bu konuyla ilgili bir görev verilirse bunu yerine getirmeye hazırız. Ancak şu anda bize böyle bir görev verilmiş değil. Herkes böyle bir durumda bizi suçluyor; ama biz karar alıcı kurum değiliz." diyor.
Türk üreticiler: Dünya pazarını kaybediyoruz
Türkiye'den bir firma, bayilik için Çin otomobilini çarpışma testine tabi tutmuş, araç bagajına kadar içeri geçmişti. Şimdi Çin'den gelen yedek parçalar sanayiciyi korkutuyor. Türkiye'deki oto yedek parça üreticileri Çin yüzünden dışarıya mal satamadıklarından yakınıyor: "TSE standartlarında ürettiğimiz malı İngiltere'den İsrail'e kadar pek çok ülkeye satıyoruz. Ancak Cezayir pazarını Çin'e kaptırdık. İran'da ise bize Çin'in fiyatını gösteriyorlar."
|
|